24 Ağustos 2010 Salı
Saddam, Hitler'in oğluymuş!... İşte Onun oğlu olduğunu kanıtlayan iddialar !
![]() |
| Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin hakkında ki bu şok iddiayı atan, ''Reich'ın Oğlu'' kitabının Yazarı De Sales |
"Hitler’in sevgilisi 20
Nisan 1937’de Saddam’ı doğurdu. Nazi ajanları hastaneyi basıp bebek
Saddam’ı Tikrit’e götürdü." İşte bu iddialar, gündeme 3 yıl öncesi bomba gibi oturmuş.
Ne yalan söyliyeyim, ben bu haberi yeni öğrendim. İlginç bularak, buraya taşıdım. Belki benim gibi bu haberi kaçıranlar vardır diye. Bu haber, o zaman ABD'de herkesi dehşete düşürmüş.
Kitap, 2007'de çıkmış.
Yazar tarafından yazılan “Reich’ın Oğlu”
adlı kitaba göre, 1936’da Hitler’in genç sevgililerinden biri hamile
kalmış.Bundan Hitler’in bile haberi yokmuş. Alman gizli servisi bu
bebeğin “Führer” için sorun olacağını düşünerek, genç kızı doğum
yapması için Beyrut’a kaçırmışlar.. Bu sırada Alman ajan,
Bağdat’ta Nazi yanlısı bir Arap genciyle pazarlık
yapmış. Ajan, bu gence yüklü para vererek, nisanda doğacak olan
bebeğe iyi ve güvenilir bir aile bulmasını istemiş. Arap genci, bu iş için
nisanda doğum yapacak olan kızkardeşini önermiş.
Hitler’in sevgilisi, 20 Nisan 1937 günü Saddam’ı
dünyaya getirmiş. Tam yedi gün sonra bu kız kardeşin doğum sancıları
tuttuğunda, Nazi ajanları Beyrut’taki hastane odasını basmışlar. Kucağından zorla almışlar bebeği. Gece gizlice Tıkrit’te Tulfa ailesinin
fakir gecekondusuna götürülmüş. Bu sırada Arap gencinin kızkardeşinin
doğuracağı bebekle, ajanların getireceği bebeği kimseye fark ettirmeden
nasıl değiştireceğini hesaplamışlar. Ancak hiç beklemediği bir şey olmuş..
Bebek ölü doğmuş ve kızkardeşi de kan kaybından bilincini yitirmiş.
Bu fırsatı değerlendiren Arap genci, kimseye fark ettirmeden bebekleri
değiştiriyor. Ölü bebeği de Alman ajanlar ortadan yok etmişler.
Saddam
büyüyünce, ona babasının Hüseyin el Macit olduğu ve doğumdan önce
kendilerini terk ettiği söyllenmiş. Nazi sempatizanı ve aşırı milliyetçi
militan olarak tanınan Saddam'ın ’dayısı’ olan Arap genci Hayrullah, 1941 yılında
İngilizler’e karşı yapılan bir İsyana katıldığı için, altı yıl
hapis yatmış. Hayrullah, Saddam Devlet Başkanı olmasının ardından, Bağdat
Belediye Başkanlığı’na da atanmış.
VE İŞTE BU OLAY, HİTLER’İN IRAK’A BİR HEDİYESİ OLARAK ADLANDIRILIYOR.
Nazi Almanya’sıyla Irak yönetimi zaman zaman yakın ilişkiler kurmuş. Eeee tabi, ne de olsa Führer'in oğlu ordaydı.
-Saddam
Hüseyin, hayatının her döneminde Alman ajanlar tarafından korunuyordu. Nazi Almanya’sıyla Irak yönetimi zaman zaman yakın ilişkiler kurmuş. Eeee tabi, ne de olsa Führer'in oğlu ordaydı.
İddiayı doğrulayan kanıtlardan bazıları işe şunlar;
-Saddam, sürekli babasını tanımadığını söylüyormuş.
-Baba-oğul, birbirine çok benziyor.
-Ortadoğu’da babasız bir adam, nasıl olur da, Almanya gibi bir ülkeden yardım almadan büyük bir diktatör haline gelebilir.
-BM ambargosu sırasında, Alman şirketleri Irak’a iş yapıyormuş.
-Saddam
Hüseyin’in Bağdat’taki sığınağını yapan Alman mühendis'in dedesi, Alman diktatör Adolf Hitler’in de sığınağını yapmış.
Benim anlıyamadığım burda bir şey var burda.
Peki neden Saddam'ın asılmasını Almanlar engelleyemediler?
O zaman Saddam yaşıyor demektir. Bu fikir geliyor şimdi aklıma. TV lerde bize gösterilen Saddam, Hüseyin Saddam değil o halde. Almanlar; bir şekilde, bu işi de hallettiler o zaman.
Hahahaaaa.. bu arada bunu da belitmeden geçemeyeceğim.
Hitler ile benim doğum günüm aynı.
Yani, 20 Nisan :)))
-
23 Ağustos 2010 Pazartesi
22 Ağustos 2010 Pazar
12 Eylül'de İşkence Gören Ülkücülerin intikamı alınacak diye, T.Erdoğan Anayasa'sına ''Evet'' diyemem Sayın Topçu! İntikam için bu Anayasa'yı mı beklediniz Sayın Topçu!
Sayın BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu,
12 Eylül'de İşkence gören Ülkücülerin intikamını almak şimdi mi aklınıza geldi? 30 Yıl neden beklediniz? Daha önce nerelerdeydiniz?
Yeni Anayasa Paketi tek maddeden ibaret değil. Sen İntikam alacaksın diye Ülkemizi tehlikeye sokamazsın sayın Topçu! Kurunun yanında yaş yakamazsın!
12 Eylül 1980 Öncesi; Türkeşçi, Ecevitçi, Erbakancı, Demirelci... yüzlerce gençlerimiz öldü inandıkları ideoloji uğruna. Olan o gençlerimize oldu asıl.
Yüzlerce analar, babalar, kardeşler ağladı. Sokaklarda yürüyemiyorduk korkudan.. taa ki.. 12 Eylül'e kadar.
BDP Lideri Demirtaş'tan KILIÇDAROĞLU ve BAHÇELİ'ye: ''Savaşta samimi iseniz, Köy Koruyucusu olun''
| Bdp Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin PKK ile AKP'nin Görüşüp Anlaştıklarına ilişkin sözlerine karşılık "kılıçdaroğlu ve Bahçeli'ye Buradan Sormak İstiyorum. Eğer Bu Mesele Konuşularak Çözülmeyecek ve Dağdakiler Konuşularak İkna Edilmeyecekse, Sizin Derdiniz Demek Ki Savaştır. Eğer Gerçekten Ülkenizi Seviyorsanız, Savaşta da Samimiyseniz Gönüllü Köy Korucusu Olun" Dedi. (Sondakika.haberler.com'dan alıntı) |
Hahahayyyy... Bu Habere Gülünür İşte!!... "Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar"mış. Muhabir arayınca bülbül, Bakan arayınca "dut yemiş bülbül"
Devlet
Bakanı
ve Hükümet Sözcüsü Hüseyin Çelik;
Habertürk TV'de ,
"Türkiye'nin
Nabzı" programının canlı yayın konuğuydu. Programın moderatörü Didem
Yılmaz, "Bugün Habertürk gazetesinde bazı sanatçılara referandumda hangi
oyu verecekleri sorulmuş. Nasıl değerlerdiniz anketi?" diye sorunca,
Bakan Çelik'ten ummadığı bir yanıt aldı.
Çelik, ankette hayır oyu
vereceklerini belirten sanatçılardan dördünü bizzat aradığını ve
hiçbirinin böyle bir şey söylemediğini öğrendiğini ifade etti.
Ertesi gün Fatih Altaylı bir "araştırma komisyonu" kurup, olayı inceletmiş. Adı geçen herkesin gazete muhabirleri tarafından arandığını ve yanıtlarının doğru olduğunu teyit etmiş.
Ertesi gün Fatih Altaylı bir "araştırma komisyonu" kurup, olayı inceletmiş. Adı geçen herkesin gazete muhabirleri tarafından arandığını ve yanıtlarının doğru olduğunu teyit etmiş.
Sadece Mehmet Ali Erbil'in yerine "Hayır"
yanıtını menajeri Perim Özgeldi vermiş.
Mustafa Sandal'ın yanıtı ise
kesinlikten uzak ve "muğlak" imiş ama gazeteye kesin yanıt olarak
yansımış.
Demek ki neymiş? "Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar"mış. Muhabir arayınca bülbül, Bakan arayınca "dut yemiş bülbül" olunurmuş.
Demek ki neymiş? "Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar"mış. Muhabir arayınca bülbül, Bakan arayınca "dut yemiş bülbül" olunurmuş.
Haydi biz buna "devlet büyüğüne saygı" deyip, geçelim. Ama oyun kutsal
olduğunu ve gizli kalması gerektiğini de bu vesile ile hem sanatçı
dostlarımıza hem de meslektaşlarımıza hatırlatalım...
EZEL Hayranlarına Kötü Haber!...
![]() |
EZEL BU SEZON BİTİYOR...
Ezel dizisi oyuncu Burçin Terzioğlu, Bugün gazetesinden Şebnem Özcan'a verdiği röportajda;
''Bu sezon bitecek. İki sezon bir dizi için iyidir. İzleyicinin tadı damağında kalsın.'' dedi.
21 Ağustos 2010 Cumartesi
Mescid-i Aksa diye bizleri neden Kubbet-üs Sahra'ya yönlendiriyorlar? İşte Yahudilerin Oyunu...
Mescid-i Aksa ile ilgili bir tanıtım yazısı hazırlamak istemiştim. Bu yazıyı hazırlarken de ne yalan söyliyeyim, ben de bu kutsal yerimiz hakkında geniş bir bilgiye sahip olmak istemiştim. Bilgi edinme amacıyla arama motorlarına
''Mescid-i Aksa'' yazdım. O siteye girdim, bu siteye girdim.. derken, inanın kafam iyice karıştı. Neden mi? Mescid-i Aksa diye gösterilen resimler ve verilen bilgiler, Kubbet-üs Sahra imiş.
Mescid-i Aksa Diye
Kubbet-üs Sahra'ya Bakıyoruz
Pek çok kişimiz, Mescid-i Aksa'yı, resimlerde gördüğümüz "Altın Sarı Kubbeli" olan yer olarak biliyoruz. Halbuki Mescid-i Aksa, o sarı kubbeli olan mescit değil; hemen onun biraz ilerisindeki gösterişsiz Gri Kubbeli yapıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

































