25 Ocak 2015 Pazar

BLOODY MARY Kokteyl Hazırlanışı ve Hikayesi

Dünyaca ünlü
BLOODY MARY
KOKTEYL

Akşamdan kalmalara bol ve keskin baharatları nedeniyle 
uyarıcı etkisi yapan içki

Bloody Mary, ilk olarak Fransa'da 1921 yılında
Paris'te bulunan bir Barın (Harry's New York Bar) Barmeni tarafından hazırlanan içkidir. Barmen, daha sonra bu içkiyi farklı malzelerle daha da  geliştirerek Amerika'ya taşıdı. Bloody Mary 1933 yılında artık bir Amerikan içkisi olmuştur. İsmini değiştirmeğe kalkılsa da, Barmen buna izin vermemiştir.  Adı Bloody Mary'dir, ismini de İngiltere ve İrlanda Kraliçesi olan I.Mary'den almıştır. 
I.Mary, Protestanları canlı canlı yakarak öldürtmüş,
adı bu nedenle ''Bloody Mary'' 
Yani ''Kanlı Mary'' olarak anılmıştır.
(Ben bu içkiye ''Kanlı Nigâr'' derim hep)


İngiltere ve İrlanda Kraliçesi I.Mary
Nam-ı diğer Bloody Mary



Bloody Mary, ilk defa Paris'te bulunan bu Bar'da, bir Barmen tarafından hazırlanmıştır

Şimdi gelelim Bloody Mary'nin hazırlanışına. Belki şaşıracaksınız ama, bir nevi acılı sebze çorbasını andırıyor :)))

MALZEMELER
Votka
Domates suyu
Taze sıkılmış Limon suyu
Worchestershire Sosu (Büyük marketlerde bulunur)
Acı sos
Karabiber (beyazı olursa daha leziz olur.
Tuz
Süslemeler için arzuya göre
Kerevis sapı ya da yaprağı
Salatalık
Chery domatesi
Yeşil zeytinler

Şimdi Hazırlıyoruz:
(Ben yaptım, içtim, feleğimi şaşırdım!)
Uzunca bardağa buzları koyun ve üzerine tuzu, karabiberi 
serpin


2 damla Acı sos (acı olmasını istiyorsanız, miktarını artırabilirsiniz.
Bir miktar Worchestershire sosu (olmazsa olmaz)

Limon suyu (1,5 cl)
ekleyin

Votka (4,5 cl)
ilave edin..



Kaşıkla iyice karıştırın. Baharatlar erisin. 
(Bu kokteylde Blender kullanılmıyor ya da çalkalanmıyor.)

Tekrar bardağın alabileceği kadar buz ekleyin.

İsminin hakkını veren domates suyunu alabildiği kadar bardağa  ilâve edin.
kaşıkla tekrar karıştırın.

Üzerini arzuya göre salatalık, kürdan saplanış chery domatesi, 
kereviz sapı ya da dalı, kürdan saplanmış yeşil zeytinler
gibi sebzelerle süsleyebilirsiniz.


Hatta, bir çay tabağına koyacağınız siyah-beyaz karabibere
ağzı limonla sıvazlanmış bardağı batırıp, hoş bir görüntü ve değişik tat ekleyebilirsiniz.
Ve Bloody Mary'niz hazır.
AFİYET ŞEKER OLSUN :)))

SEX ON THE BEACH Kokteyl ve hazırlanışı

SEX ON THE BEACH 
KOKTEYL




MALZEMELER

Ölçümüz bir likör bardağı olsun



1 ölçü VOTKA


1/2 ölçü ŞEFTALİ LİKÖRÜ


1 miktar NAR ŞURUBU


1/2 ölçü TEKİLA

1 miktar PORTAKAL SUYU


Bolca BUZ
Süslemeler için portakal dilimleri ve kiraz 


Kokteyl karışımını hazırlamak için ben, blender ya da büyükçe kapaklı bir kavanoz kullanıyorum.
Kabınıza önce bolca BUZ (4-5 küp), sırasıyla 1 ölçü VOTKA, 1/2 ölçü ŞEFTALİ LİKÖRÜ, 1 miktar NAR ŞURUBU (nar şurubu, güzel lezzet verir, ver kokteylinize hoş bir renk verir.) 1/2 ölçü TEKİLA ve en son üzerine bir miktar PORTAKAL SUYU ekleyin. Köpürtene kadar kabınızı çalkalayın.
Bardağa dökerken yukarıdan dökün ki , köpürsün :))
En son kokteyl bardağınızı süsleyin. Bardağın kenarına 1 PORTAKAL DİLİMİ, içine de 1-2 tane kiraz  atın.
Hatta içine göz zevkinize ve damak tadınıza göre zarı alınmış 1-2 küçük portakal dilimleri atın. Ve hatta hatta hızınızı alamayın
hoş şekilli pipetler ve şemsiyeler kullanın.
                                        

AFİYET ŞEKER OLSUN :))













24 Ocak 2015 Cumartesi

MARGARİTTA Kokteyl ve hazırlanışı








Bir Meksika içkisi:   MARGARİTTA

                             


HAZIRLANIŞI:
1 Ölçek TEKİLA
                                                 
                                                    

Yarım ölçek PORTAKAL LİKÖRÜ


 1 ölçeğe yakın  LİMON SUYU


                                             
4 küp BUZ

                                                     

TUZ





Ölçeğimiz tekila bardağı olsun.




HAZIRLANIŞI


Bir blender'a 4 buz kalıplarını koyun. Üzerine 1 ölçek TEKİLA, yarım ölçek PORTAKAL LİKÖRÜ, 1 ölçeğe yakın LİMON SUYUNU koyun ve blender'da karıştırın.

Sonra, Margaritta bardağının ağzını limonla sıvazlayıp, tabaktaki tuza batırın. 
Artık hazırlamış olduğunuz Margarittanızı bu bardağa döküp,
afiyetle içebilirisniz. 



AFİYET ŞEKER OLSUN...


SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ GERÇEKTEN YARARLI MIDIR?


''Niçin karar vermeden önce tüm ilkeleri denemiyorsunuz?
 Yararlı ya da zararlı olup olmadığına, sadece 30 gün için süt içmeyerek ve süt ürünlerini azaltarak, vücudunuzda hissettiklerinize göre karar verirsiniz.''



Ben bildiğimden değil, gerçekten ne süt ne de süt ürünlerinden oluşan yoğurt, peynir gibi şeyler yemem. 55 yaşımdayım,yaşıtlarıma göre oldukça hareketli ve sağlıklı biriyimdir. Üstelik çok sevdiğimden, kahvaltılarımda günde 2 tane kaynamış yumurta yerim. Neymiş? Kolestrol yaparmış. Bende böyle bir şey yok. Neyse..
1998 Yılında Anthonny Robbins'in
'SINIRSIZ GÜÇ' adlı kitabını okumuştum. Süt ve süt ürünleri hakkında önemli vurgular yapmıştı. Kitaptan sizlere bu konu ile ilgili alıntılar yapacağım.
Anthonny Robbins, süt ürünlerinin iddia edildiği gibi çok da yararlı olmadığını vurguluyor. 


''Süt balgam yapar. Bu balgam da vücudun görevini iyice zorlaştıracak şekilde ince barsağı sertleştirir ve buradaki herşeye yapışarak tıkaç görevi yapar. ''



''Yoğurt nasıldır? O da süt ve peynir kadar kötüdür.''



''Dondurma nasıldır? Sizin en iyi olmanızı destekleyecek birşey değildir. Buna rağmen onun şahane tadından ve dokusundan vazgeçmek zorunda değilsiniz. Meyve suyu yapıcısı aracılığıyla donmuş muzdan aynı tadı ve dondurma hissini veren birşey yapabilirsiniz.''


''Peynir: Peynir de sütün yoğunlaştırılmış şeklidir. Bir kilogram peynir elde etmek için kaç kilogram süt kullanılması gerektiğini göz önüne alın. Sadece peynirdeki yağ miktarı bile az peynir yenmesi için yeterli nedendir. İlla peynir yemek istiyorsanız, bir büyük tabak salatanın üzerine biraz peynir rendeleyebilirsiniz. Böylece peynirin tıkama etkisini suca zengin gıda ile dengeleyebilirsiniz.''


YASAK OLMASINA RAĞMEN, PARİS PLASTERİ KULLANIYORLAR
''Süt ürünleriyle uğraşanların peynirlerini kalınlaştırmak ve onları birbirine yapıştırmak için neler kullandıklarını biliyor musunuz? Paris Plasteri adı verilen bir kalsiyum sulfat kullanmaktadırlar. Şaka yapmıyorum. Kaliforniya`da kullanılması yasak olmasına rağmen Federal Standartlara göre serbesttir. Bununla birlikte izin verilen herhangi bir yerde üretilen süzme peynir Kaliforniya`ya gönderilebilir ve orada satılabilir. Temiz, kolay dolaşabilen bir kan dolaşımı yaratmaya çalışırken, onu Paris Plasteriyle doldurmanın nasıl bir şey olduğunu hayal edebiliyor musunuz?''

''FEDERAL HÜKÜMET, SÜT ÜRÜNLERİNİN FAZLASI İÇİN HER YIL 2,5 MİLYAR ÖDEMEK ZORUNDA. DEPOLAR DOLU. SÜT ÜRÜNLERİNİN TÜKETİMİNİ ARTIRMAK ZORUNDA!''
''Niçin daha önce süt ürünleri hakkında böyle şeyler işitmemiştik? Geçmişten gelen koşullanma ve inanç sistemleri gibi bunun birçok nedeni vardır. Bir diğer neden de Federal Hükümetin süt ürünleri fazlası için her yıl 2.5 milyar Dolar ödemek zorunda olması olabilir. Gerçekten de 11/8/83 tarihli The New York Times`a göre, hükümeti çok yağ tüketiminin tehlikeli olduğuna ilişkin kampanyalarıyla doğrudan çelişkili bir şekilde, süt ürünlerinin tüketimini artırmak için yeni bir strateji geliştirmektedir. Şu anda hükümetin depolarında 400 milyon kg. toz süt, 130 milyon kg. yağ, 300 ton peynir bir kambur olarak durmaktadır. Aklıma gelmişken belirtmeliyim ki, bu süt endüstrisine bir saldırı değildir. Bana göre bu endüstride çalışanlar bizim kültürümüzün en ağır işçilerindendir. Bu benim sağlığımın desteklenmemesine karşılık, benim onları destekleyeceğim anlamına gelmez.''


SINIRSIZ GÜÇ
















22 Ocak 2015 Perşembe

Zayıflık.. İstediğiniz Buysa, buyrun buraya.İ

1-Su: Sabah yataktan kalkar kalkmaz su içiyorum. Öyle limonluymuş, ılıkmış falan filan dinlemiyorum. Suyu bulduğumda içiyorum. Gözümü açar açmaz içiyorum. Bunu da özel olarak herhangi bir şey için yapmıyorum. Suyu bünyem istiyor ve severek içiyorum. İçim yanıyor ve içiyorum. Kahvaltımı hazırlayana kadar geçen süreçte, 3 bardak suyu kana kana içiyorum. Günde sanırım ortalama 2,5-3 lt su içerim. Yaz aylarında 3-4 litreyi buluyor bu.


2-Kahvaltı: Olmazsa, olmazlarımdan biri de Kahvaltı. Kahvaltı benim için yemek öğünlerinin en önemli olanı ve de en sevdiğim öğündür. Keyifle yaparım kahvaltımı. Diğer öğünlere o kadar önem vermiyorum. Yiyorum ama, tok olmak için yiyorum. Ama Kahvaltı..Bu çok özel bir yemektir benim için. Tereyağım ve reçelim ya da balım mutlaka ama mutlaka olacak. Yumurta da olacak. Rafadan hem de. Yazın domates. Üzerine bol zeytinyağı gezdirilecek.. onun üstüne de maydanoz ve de kekik. Belki maydonozu sallayabilirim ama... kekik mutlaka olacak. Beyaz peynir yemem. çok az Tulum tarzı peynir yerim. Kibrit kutusu kadar bile değil. 2-3 siyah zeytin. (Boyasız, çekirdeği sarı olacak) Çay, boyasız olacak. Çabuk demlenen çaylardan olmayacak. Güne başlarken içilen çorbaların mideye bir saldırı ve saygısızlık olduğunu düşünmüşümdür hep. Ekmek 2-3 dilim yerim.:))


3- Tıka basa yemeyin:
Karnımın doyduğunu hissettiğim an kalkarım yemekten. Tabağımda 2 lokmalık birşey kalmış olsa bile, doyduysam.. ''ziyan olmasın'' diyerek kalanı yemem. Kısacası, çok fazla doymadan kalkarım sofradan. Her defasında tıka basa yediğinizde, her defasında da midenizin hacmini genişletirsiniz. Her defasında da bir o kadar daha çok yersiniz. Benden söylemesi.

4- Etin yağlısı: Yerim. Hele ızgara olursa... 

5-Meyve:  Aram hoş değildir. Bu benim eksi yanımdır. Buna da çok üzülüyorum. Meyve yiyen insanlara da çok özenirim. Bu arada bir tavsiye. Meyveyi aç karnınıza yiyin.



6-Tatlı: Baklava, Tulumba v.s yani bol şerbetli tatlıları seevmeeeem! 
Midem kalkar. Yesem bile 1 dilim tatlı yerim, üstüne de 2 bardak su içerim. Bazen tatlı krizim tutar..3-4 tablet Çikolata yerim. Ya da 3-4 tatlı kaşığı Nutella.


7-Hamur İşleri: Yerim. Ama abartılı değil. Doyduğumu hissettiğim anda, bırakırım. Dediğim gibi çok doymayı sevmem, rahatsız eder beni bu (Mantı hariç. Mantıyı tıka basa yerim)


8-Gece Yemeği: Yerim. Ne zaman acıksam yerim. Ekmek arası yaparım. Ya da tahin-pekmez varsa, bandıra bandıra yarım ekmeğe yakın yerim ve öyle yatarım. Üstüne 2 bardak su.

9-Yeşillik: Roka, Tere, Dere otu, maydanoz. Bunları doğramadan, parmaklarımda yuvarlayarak bir top haline getirir tuza banar çıtır çıtır yerim. Salatadan daha çok bunları yemeyi daha çok severim. Pişmiş Yeşili pek severek yemem. Ama Isırgan otunun kavurmasına bayılırım. Hele Omlet'in içinde.. harika bir lezzet.





10- Ara atıştırmaları: Aralarda ıvır-zıvır şeyler yemem, atıştırmam.



 11- Meşrubat: Cola içmem. İçersem sade ya da meyveli  gazoz içerim. Ama az içerim. 



İşte bu kadar! Yukarıda saydıklarımı zayıf kalmak için ya da başka herhangi birşey için yapmıyorum. Ben sıkıntıya gelemem. Kendimi kasmayı pek sevmem. Hayatımın ritmi bu. 

Haaa.. bu arada, önemli bir noktaya değinmek isterim. 2 kilo aldıysam, bunu da kendime yakıştırmadıysam, hemen işe koyuluyorum.


Ne mi yapıyorum? 
SPOR: Kahvaltıdan sonra alıyorum elime bir şişe suyumu, etrafta ne kadar spor aletleri olan parklar varsa, tek tek giriyorum oraya ve aletlerle çalışıyorum. 3 saat sürer benim bu park gezintilerim. Hem yeni kişilerle tanışıp sohbet ediyorum, hem de sporumu yapıyorum. Şişemdeki su bittiyse, su satan dükkanlardan rica edip dolduruyorum. :)))
Kısacası, kilo aldığımı hissettiğim an, 
bunu yok etmek için hemen işe koyuluyorum. Bunun için 10 kilo almayı beklemiyorum.

Haydi rast gele! :)))