2 Mart 2011 Çarşamba
Gideceğin Yere Beni de Götür.. Sorana Başımın Belası Dersin. EMEL SAYIN
Gideceğin yere beni de götür Sorana başımın belası dersin
Götür de istersen yerlerde yatır
Elimde gönlünün dermanı dersin.
Adını iğneyle işle tenime
Kölemdir desende gitmez zoruma
Bunlar ne derlerse mektuplarıma
Aşkıma kul olmuş birinin dersin.
Götür de istersen yerlerde yatır
Elimde gönlünün dermanı dersin.
Adını iğneyle işle tenime
Kölemdir desende gitmez zoruma
Bunlar ne derlerse mektuplarıma
Aşkıma kul olmuş birinin dersin.
28 Şubat 2011 Pazartesi
İşe Alımlardaki ''35 Yaş'' Sınırı, ve Yanlış Seçimler.
Ülkemizdeki İş İlânlarına baktığınızda, genellikle ''Adayların 35 Yaşını Geçmemiş Olmaları'' tercih yazısını görürsünüz. İlânların arasında bazen, yabancı firmaların ilânlarına rastlarsınız. Bu ilânlara baktığınızda ise;
''Adayların 45 Yaşını Geçmemiş Olmaları'' tercih yazısını görürsünüz. Hangimiz doğruyu arıyor acaba? Hangimiz İş Dünyasında daha başarılıyız, daha ilerideyiz? Biz mi? Onlar mı?
Beden gücünden yararlanacağınız elemanlar için bu tercih belki doğru olabilir ama, beyin gücünden yararlanacağınız insanlarda koyulan bu tercih, çok akıllıca bir tercih değil.
Gözüme ilişen ilânların birinde ''Genel Müdür'' aranıyor ve patlatmış yine yaş sınırını. ''35'' diye.
Soruyorum size: 30-35 yaşındaki birinin ortalama 10 yıllık bir bilgi birikiminden, üreteceği stratejilerinden mi yararlanmak istersiniz, yoksa 40-45 yaş insanının 15-20 yıllık birikiminden mi?
Yabancı Ülkeler bunu yakalamış. Adamlar 45 yaş insanını arıyor. 40 da değil. Ha bir de şu var; Emeklilik yaşımız 60 üstü oldu. 35 yaşını geçmiş iş bulup çalışamayan bir insan, 62-65 yaşında emekli olana kadar ne yapacak? Ha???
Yabancı Firmaların sekreterleri bile 30-45 yaşlarında. Bizimkilerin sekreterlerine baktığınızda ise, 18-20. :)) Hem de bizdeki Sekreterler, giyimlerine özen gösterecek, göze hitap edecek, seyahat özgürlükleri olacak v.s.. v.s..
Yabancı dil bilmesine, Üniversite mezunu olmasına gerek yok. Lise Mezunu olsun, ''Alo'' demesini bilsin, 22 yaşını geçmesin, yeter. Bunun yanında bir de bilgisayarı açmasını ve kapamasını bilirse, artı bir değerdir. İş ciddiyeti de aranmıyor. Bu mesleği küçülttüler de küçülttüler! Gerçi son zamanlarda isim ataması yaptılar bu mesleğe.. adına 'Asistan' dediler artık.
'Sekreterlik' mesleğinin bir İş dünyasında ne kadar önemli bir yeri olduğunun bir farkına varsalar.. Sadece adını değiştirdiler ''Asistan'' dediler. Bu kadar!
Kim ne derse desin.. Adamlar işini biliyor. ''Adamlar'' dediğim, o kızdığımız, gizlice hayran olduğumuz yabancılar. Doğru eleman seçimleri yapıyor, doğru kararlar veriyor. İnsanları yaşlarına göre hangi statülerde ne görev vereceklerini, onlardan nasıl ve ne şekilde verim alacaklarını iyi biliyorlar. Adamlar nerelerdeeee? Biz nerelerdeyiz? Açılan yeni bir işyerini, oradan bir sonraki geçişimde göremiyorum. Sorduğumda ise, aldığım cevap: ''Yürümedi, kapandı''
''Adayların 45 Yaşını Geçmemiş Olmaları'' tercih yazısını görürsünüz. Hangimiz doğruyu arıyor acaba? Hangimiz İş Dünyasında daha başarılıyız, daha ilerideyiz? Biz mi? Onlar mı?
Gözüme ilişen ilânların birinde ''Genel Müdür'' aranıyor ve patlatmış yine yaş sınırını. ''35'' diye.
Soruyorum size: 30-35 yaşındaki birinin ortalama 10 yıllık bir bilgi birikiminden, üreteceği stratejilerinden mi yararlanmak istersiniz, yoksa 40-45 yaş insanının 15-20 yıllık birikiminden mi?
Yabancı Ülkeler bunu yakalamış. Adamlar 45 yaş insanını arıyor. 40 da değil. Ha bir de şu var; Emeklilik yaşımız 60 üstü oldu. 35 yaşını geçmiş iş bulup çalışamayan bir insan, 62-65 yaşında emekli olana kadar ne yapacak? Ha???
Yabancı Firmaların sekreterleri bile 30-45 yaşlarında. Bizimkilerin sekreterlerine baktığınızda ise, 18-20. :)) Hem de bizdeki Sekreterler, giyimlerine özen gösterecek, göze hitap edecek, seyahat özgürlükleri olacak v.s.. v.s..
Yabancı dil bilmesine, Üniversite mezunu olmasına gerek yok. Lise Mezunu olsun, ''Alo'' demesini bilsin, 22 yaşını geçmesin, yeter. Bunun yanında bir de bilgisayarı açmasını ve kapamasını bilirse, artı bir değerdir. İş ciddiyeti de aranmıyor. Bu mesleği küçülttüler de küçülttüler! Gerçi son zamanlarda isim ataması yaptılar bu mesleğe.. adına 'Asistan' dediler artık.
'Sekreterlik' mesleğinin bir İş dünyasında ne kadar önemli bir yeri olduğunun bir farkına varsalar.. Sadece adını değiştirdiler ''Asistan'' dediler. Bu kadar!
Kim ne derse desin.. Adamlar işini biliyor. ''Adamlar'' dediğim, o kızdığımız, gizlice hayran olduğumuz yabancılar. Doğru eleman seçimleri yapıyor, doğru kararlar veriyor. İnsanları yaşlarına göre hangi statülerde ne görev vereceklerini, onlardan nasıl ve ne şekilde verim alacaklarını iyi biliyorlar. Adamlar nerelerdeeee? Biz nerelerdeyiz? Açılan yeni bir işyerini, oradan bir sonraki geçişimde göremiyorum. Sorduğumda ise, aldığım cevap: ''Yürümedi, kapandı''
27 Şubat 2011 Pazar
KUTUPTA YAZ GİBİ.. BAHA

Bir güneşe bir de sana bakamam
Bir ateşi bir elini tutamam
Bir nefessiz bir de sensiz kalamam
Bir nefessiz bir de sensiz kalamam
Çöllerde su gibi
özledim seni
Kutupta yaz gibi özledim seni
Susmuş dudakların hiç sesin gelmez
Uzakta durursun gurbetin
bitmez
Karanlık sulara hayalin düşmez
Çöllerde su gibi özledim seni
Kutupta yaz gibi özledim
seni
Bir rüzgarı bir de seni göremem
İstesem de kaderimden silemem
Bir Allah'tan
bir de senden geçemem
Çöllerde su gibi özledim seni
Kutupta yaz gibi
özledim seni
Susmuş dudakların hiç sesin gelmez
Uzakta durursun gurbetin
bitmez
Karanlık sulara hayalin düşmez
Çöllerde su gibi özledim seni
Kutupta yaz gibi özledim seni
Hizbullahçılar Serbest, Ama Beyaz Eşya Borcunu Ödeyemeyen Kişiyi Çok Sıkı Bir Önlemle, Kelepçe ile Babasının Tabutunu Taşıttılar.
Yazıklar Olsun Bize!!!

Evli ve 5 çocuk babası Rauf Demir'in ''Son kez babamı sırtımda taşımak istiyorum'' olan istemi, önce orada bulunan yetkililerce izin verilmemiş, yakınlarının ve cemaatin araya girerek yalvarması üzerine, eli kelepçeli olarak babasının tabutunu taşımasına izin vermişler. Tahliyesine 2 ay kalan Rauf Demir'in suçu; almış olduğu beyaz eşyaların ''ödeme taahhüdünü yerine getirmemesi.''
Yüksek Sadakat Eurovision 2011 Şarkı Viseosu: Live İt Up
26 Şubat 2011 Cumartesi
O halde kıyamet günü beni cehennemde yakmasının mantıklı sebebi acaba nedir?
Ben düşündükçe var Dünya; ben yok, o da yok..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









