5 Mayıs 2011 Perşembe

BAŞBAKANIMIZ BİR ÇILGINLIK YAPSA DA ''BİNLERCE İNSANIMIZIN KATİLİNİ İDAM ETSE'' DİYORUM..:)))


''Ufak işler için kendini büyük gören kişi, genelde büyük işler için küçük kalır''.

JAQUES TATİ

     Ben, Başbakanımdan ''ÇILGIN PROJE'' olarak, ''Abdullah Öcalan'ın idamı''nı beklerdim. Bizlere en güzel hediyesi bu olurdu. 

     Obama, halkını mutlu etmek için Bin Lâdin'i yok etti. Halkına karşı sorumlu hissediyordu kendini çünkü. Halkını önemsiyordu. Ama yalan.. ama doğru.. öldürdü mü öldürmedi mi orası meçhul. (Pek de inanasım yok ama..) Burda benim gözlemlediğim, onun halkına karşı olan duyarlılığı idi. Haberi izlerken içim ezildi, gözüm aktı. On binlerin katilini asamıyoruz. OBAMA halkına söz verdi ve sözünde de durdu. Hani benim 'astığı, astık.. kestiği kestik' Başbakanım? Hani benim Kasımpaşalı Başbakanım?? Sen de bizi böyle onurlandırsana.. BAŞBAKANIMIZ BİR ÇILGINLIK YAPSA DA, APO'YU İDAM ETSE DİYORUM, Bir sabah kalktığımda, ''RECEP TAYYİP ERDOĞAN, APO'YU İDAM ETTİ'' haberiyle biz de onlar gibi sevinsek diyorum. 
   Türk halkı olarak, Başbakanım tarafından ben de önemsenmek istiyorum. Bizi kaale bile almıyor, hiç tınmıyor bile. Hatta beni bir aptal yerine koyuyor, yalan dolan işlerle beni oyalıyor. Oyaladığını sanıyor, bu da benim çok ağrıma gidiyor  :((



Reyhan garip

     

Bu Videoyu kim hazırladıysa, Allah da onu güldürsün emi!! :)))))







Diyarbekir yoluna le diyarbekir yoluna
Toydum düştüm toruna le toydum düştüm toruna

Bu sevdalar boşuna le bu sevdalar boşuna
Delalım delalım delalım delalım de laa lıım
Bu sevdalar boşuna le bu sevdalar boşuna
Delalım delalım delalım delalım de laa lıım



Siverek sularına le siverek sularına
Bak gözümün yaşına le bak gözümün yaşına
Bu sevdalar boşuna le bu sevdalar boşuna
Delalım delalım delalım delalım de laa lıım
Bu sevdalar boşuna le bu sevdalar boşuna
Delalım delalım delalım delalım de laa lıım




Gazi köşkü bahçalar le gazi köşkü bahçalar
Yar oturmuş saz çalar le yar oturmuş saz çalar
Delalın kaşı gözü le cigerimi parçalar
Delalım delalım delalım delalım de laa lıım
Delalın kaşı gözü le cigerimi parçalar
Delalım delalım delalım delalım de laa lıım



Dövme Çılgınlığı.. diğer bilinen adı TATTOO

Dövme (Tattoo) denilince aklıma hemen ya Hintliler gelir, ya da Afrikalılar gelir. Tabii Japonların burda hakkını yememek lâzım. Dövmede onlar da onlardan hiç  geri kalmadılar.



O zamanlar insanlar,
kendilerini kötü ruhlardan koruduklarına inandıkları için dövme yaptırıyorlardı.
Aynı zamanda dövme,
onların kartvizitleriydi.
Toplumda bulundukları yerlerini, sınıflarını, konumlarını, çeşitli şekillerle
karşı tarafa mesaj veriyorlardı.




Tabi, günümüzde dövmenin kullanım amacı ne kötü ruhlardan korunma, ne de bir kartvizit.

Tamamen süs ve imaj..
Dövmen yoksa, sen de yoksun.. (dermişim)





Ellere, ayaklara, kalçalara, kasıklara, popolara, kulaklara..





Özellikle yaz aylarında dövmeler çok şık oluyor doğrusu.            






Yapılmadık kulak arkası kalmıştı..
artık onu da yapıyorlar:)))






Kısacası, aklınıza gelmeyen 
yerlere bile dövme yapıyorlar.




Dövüyorlar da, dövüyorlar işte:))





Angelina Jolie'nin kasık dövmesi..



Pink'in dövmesi.. çok da hoş durmuş doğrusu..




Aşağıda sizlere, bana ilginç gelen uçukça yapılmış dövmeler sunuyorum.. Bakalım sizler de ilginç bulacak mısınız..:))
















3 Mayıs 2011 Salı

''Din, belirli şeylere bir açıdan bakmak değil, herşeye belirli bir açıdan bakmaktır.''






   Bu sözü Bloğuma koyarken, aklıma hemen şu gelir. ''Faiz''.. Günümüzde dostların bile dostlarına borç verirken faizle geri istemeleri ve almaları. Buna her zaman karşı olmuşumdur. Çok da yadırgamışımdır. Bırakın dostları.. kardeşler bile birbirlerine bu yöntemle borç veriyorlar. Ne kadar çirkin bir şeyyyy! İnsanlık değildir bu, değil! Herzaman borcu, dövizim varsa, TL'ye çevirip de vermişimdir sıkışan tarafa. 

   Aslında anlatmak istediğim benim bu değil. Ama nedense yazmadan edemedim işte. Aslında, yukarıdaki söze ''faiz'' örneği vererek biraz açıklık getirmek istiyordum.  Özellikle ''Dini bütün'' bildiğimiz kişilerin, dostlarına borç verirlerken, ''Döviz'' ile vermeleri. Bence faiz ile aynı şey bu. Faiz neden haram? Özünde, karşı tarafı sıkıntıya sokmamak yatıyor. Lâf olsun diye söylenmemiş bu söz. Olan taraf, olmayan tarafa yardım edecek.  
  
   Diyelim ki, bir arkadaşımın bir sıkıntısı olmuş ve benden borç para istemiş.. Ben de onun bu isteğine ona Euro ya da Dolar vererek cevap veriyorum. Yaaa.. bu arkadaşımız zaten sıkışmış.. zor durumda. Sana borcunu öderken de bir hayli zorlanacak. Üstüne de Dövizin kur farkını ödeyerek sıkılacak. Dinizmizde karşı tarafı sıkmak, zor duruma sokmak var mı? Hem ne olur yani sen bundan 3-5 lira zarar etsen?? Sende zaten var.. 3-5 lira eksilsin ne olur yani???

   Haaaa.. Bankalardan alınan faizler var bir de. Onlar, bu işin ticaretini yapıyorlar. Bir nevî Alış-Veriş ticareti işte..  Madem faiz haram, bankalarda işlettiğin paraların faizini de almak haram! Çünkü, bana verdiği faizin kaynağı, sıkışıp da bankadan kredi alan, ve misli misli katlarıyla geri ödeyen insanların paraları. Bazıları da ödeyemiyorlar ve ''Haciz'' yoluyla.. evleriyle, barklarıyla geri ödüyorlar. Aralarında bu yüzden intihar edenler de var. Hani, diyorlar ya bazılarımız ''Bankadan aldığım faiz değil, ben onun kâr ortağıyım'' diyelere bu örneğim.
  
     İşte ben  de ''FAİZ HARAMDIR'' doktrinine  böyle bir açıdan bakıyorum. Madem ''faiz haram'' ,
 işin özüne bakacaksın, şekline değil.


Reyhan Garip


Not: Bu sözü söyleyenin Robert E. Sega olduğu internet sitelerinde geçiyor. Ama ben böyle bir kişiyi hiçbir yerde bulamadım. Kimdir? Nedir? bilmiyorum. 
Yanlış bilgilendirme olmasın diye de sözün arkasına bu ismi yazmadım.



''Yaşlanmadan akıllanmayı çok isterdim.'' BERNARD SHAW

   Aynen öyle!.. Akıl kıvama gelinceye kadar, illâki başından türlü türlü hadiseler geçecek. Büyüklerimizin zamanında verdikleri nasihatlar bana çok komik ve sıkıcı gelirdi. Şimdi ise.. ''keşke büyüklerimizden gelen nasihatlara zamanında kulak verseydim'' diyorum. Olmuyor işte..İllâki yaşayacaksın arkadaş. Akıllanmak için bu dünyanın kazıklarından birini illâki yiyeceksin :)) Düşeceksin, kalkacaksın.. olmuyor mu??? Doğruyu kendin bulana kadar bir daha deneyeceksin. Sonunda doğru, ya da kötü, bir sonuca varıyorsun. Bu da yıllarını alıyor tabii. 

Reyhan Garip

11 Nisan 2011 Pazartesi

İnsan, Babasına Borçlu Olduğu Saygıyı, Ancak Baba Olduğu Zaman Duyar. GOETHE


    Özellikle bu saygının şehirli kesimlerde yetişen insanlarımızda çok eksik olduğunu gözlemliyorum. Yıllar ilerledikçe daha da azalıyor. Yanlış anlaşılsın istemiyorum, bu nedenle de bir açıklama getiriyorum şimdi buraya.. ben şehirliyim, köküm de şehirli. Ama bu eksikliği görebiliyorum. Babanın yanında, anneye de hiç saygı kalmamış durumda. Ailelerinden utanan gençlerimiz de var. Anne ve baba, çocuklarının oyuncakları olmuşlar adeta. Artık anne ve babalar çocuklarına saygı duymaya başlar hale geldiler.

   Ama, şöyle Doğu'ya ve Karadeniz'e doğru uzandığınızda, ailelerin çocukları gözündeki bu saygıyı halâ görebiliyorsunuz. Baba denilince.. Anne denilince, adeta saygı duruşunda bulunuyorlar. Gıpta ile izliyorum. 
   
   Aklıma hemen Mahsun Kırmızıgül geliyor.. çok iyi hatırlıyorum. Sanırım bundan 10-15 yıl önce bir klibini izlemiştim onun. Klibinde annesini görüntülemişti. Meşhur olmuş, ama şaşırmamıştı. Utanmamıştı annesinden ve 70 Milyonun önüne çıkarmıştı. Ve yine Mahsun Kırmızıgül geliyor aklıma.. ''Beyaz Melek'' filminde işlediği konu. Filminde, delikanlıların  ihtiyar babalarını pencere aralığından gördüklerinde ceketlerinin düğmelerini iliklemeleri.. HUZUR EVİ'nin ne olduğunu ve nasıl bir yer olduğunu bilmemeleri ve öğrendiklerinde, şaşırmaları.. Bravo diyorum Mahsun'a ve onu alkışlıyorum..

Reyhan Garip

Sahip Olduğunuz Tek Şey Bir Çekiçse, Herşeyi Bir Çivi Olarak Görmeye Başlarsınız.

Mahatma Gandi

Hoş Bir Komşu Müziği.. GREK Müziği


10 Nisan 2011 Pazar

Dostun Kimmiş Öğrenmek istiyorsan, Kodese Gir. CHARLES BUKOWSKİ


'DÜŞMEYE GÖR'.. demişler eskiler. Yaşayan bilir bu sahneyi.. Amaaan.. ne bu sahneyi yaşayayım, ne de dostumun kim olduğunu öğreneyim. Zaten sayı da 1-2 yi geçmez diye tahmin ediyorum:)))

Reyhan Garip

Sırtından Vurana Kızma, Ona Güvenip Arkanı Dönen Sensin. Arkandan Konuşana Da Darılma, Onu İnsan Yerine Koyan Yine Sensin.

   Dost bildiklerimiz, ya da dost sandıklarımız. İki yüzlüler.. yani maskeliler..  günümüzde sıkça rastlanan modeller artık bunlar. Bir nevî 'Trend' yani:))) Aslında artık kızamıyoruz bile onlara. O kadar çoklar ki.. Ailemizde, Okullarda, İşyerlerinde ve de ''Özel'' sandığımız yaşantımızda.. her  yerde varlar. Hangi birinden kaçacaksın ki???

Reyhan Garip

Eğer İki Kişi Arasında Kalıyorsanız; Ikinciyi Seçin. Çünkü Birinciyi Gerçekten Sevseydiniz, Ikincisi Olmazdı.

Charles Bukowski


Artık, şimdiki ilişkilerde, üçüncüler de oluyor.  3 kişi arasında kalınıyorsa ne yapmalı??? :)))))))))))